Belgesel sinemanın doğuşu

    0
    89
    kuzeyli nanook
    arama reklamı

    Sinema, alt türlerin kendini göstermesiyle belgesel sinemayı’da beraberinde getirdi.Belgeseller hayatın içinde gerçek olaylardan,mekanlardan ve durumlardan yola çıkmaktadır. Belgesel filmlerde yer alan kişiler kurmaca yapımlarda kamera karşısında rol yapan oyucular değillerdir. 20.yy başlarında gerçek hayatı anlatacak çok şey vardı. Paul Rotha’da dahil olmak üzere neredeyse tüm kaynaklar ilk belgesel filmin Amerikalı yönetmen Robert J. Flaherty’nin 1922 yılında yaptığı Kuzeyli Nanook (Nanook of the North) olduğu söylenmektedir. Flaherty kurmaca bir metin yazıp bunu aktörlere oynatmak yerine kamerasını bir gruba yöneltip , aktivitelerini sabırla hergün yüzlerce metre uzunluğu bulan filme kaydetmiştir. O dönemlerde sinema tam bir fantastik dünyadır. Flaherty buna sırtını dönüp kamerayı ilizyon yaratmak için kullanmak yerine gerçek insanları ve onların hayatlarını anlatmayı seçmiştir.

    Daha sonra alman yönetmen ,Walter ruttmann’ın 1927’de yaptığı Berlin: büyük bir şehir senfonisi (Berlin symphony of a great city) Rusya’da ise Dzigo vertov kameralı adam filmini çeker .Birazda Robert flaherty ve yaptığı kuzeyli nanook’tan bahsedelim.

    Robert Joseph Flaherty Hayatı
    Belgesel sinemanın öncüsü olarak bilinen Robert J. Flaherty 1884-1951 yılları arasında yaşamıştır.Çocukluk yıllarında maden mühendisi olan babasının yanında çalışma gezilerine katılmıştır. Bu gezilerle yeni yerler ,yeni kültürler keşfeden flaherty daha sonra kaşif olmuştur. Sir William Mackenzie tarafından kurulacak olan demir yolunun ön araştırmasını yapmak için kuzey kanada’ya gönderildi.Kamerayla tanışması burada oldu. Flaherty bu gezilerde gittiği yerleri kayıt altına almak için 3 haftalık sinema eğitimi aldı. 1920 yılına kadar çektiği bütün filmleri kurgulayarak amerikan coğrafya derneğinde gösterimde bulunan flaherty kendisinin başarısız olduğunu söyler. 1919 yılında araştırmalar yapmak üzere kuzey kutbuna gider eskimo kültürü flaherty’nin ilgisini çeker.Kutuplarda Eskimolarla birlikte 2 yıl yaşar onların hayatlarını ve bu zorlu yaşamlarını filme kaydeder .Çektiği görüntüleri kaza sonucu çıkan yangın sebebiyle bütün malzemeleri kaybeder.Fakat flaherty pes etmez tekrar çekmek için bir kürk şirketiyle anlaşma yapar. Eskimoları ve av yaşantısını iyi bilen Flaherty, kürk avcılarını konu edinen bir belgeselin, iyi bir reklam olacağı için Şirketin ilgisini çekeceğini düşünmüştü.Şirket flaherty’nin sponsoru oldu .Filmi tekrar çekmek için kuzey kutbuna yola koyulur. orada medeniyetten uzak bir Eskimo ailesinin yanına yerleşir.Kuzeyli Nanook filminin oluşum sürecini Flaherty şu şekilde açıklar:
    İlk filmim,bütünüyle gelişigüzel,oradan bir sahne,buradan bir sahne gösteren,herhangi bir çizgisi olmayan ve süreklilikten yoksun bir şeydi.Seyredenler can sıkıntısından uyumuştur herhalde.Gerçekten ben bile sıkılmıştım.Karımla birlikte uzun süre kafa yorduk.Sonunda filmin kötü oluşunun nedenini anladım.
    On yıl yaşamış olduğum ve insanlarını çok yakından tanıdığım kuzeye dönersem,bu kez tutunabilecek bir film yapabileceğim umudunda birleştik.”Neden örnek bir eskimo ailesini ve bu ailenin bir yıllık yaşayışını ele almayayım ki?” diye sorduk kendimize.Hangi insanın yaşayışı daha ilginç olabilirdi? İşte dünyada herhangi bir insandan daha az kaynağa sahip birisi! Hiçbir soyun sağ kalamayacağı ıssız bir yerde yaşıyor. Yaşaması açlıktan ölmeye karşı sürekli bir savaştır.
    Çevresinde hiçbir şey yetişmez.Sadece öldürebileceği şeylere dayanmak zorundadır ve korkunç bir iklimin baskısı altındadır.Kuşkusuz bu hikaye ilginç olabilirdi.”
    Kuzeyli nanook filmi Flaherty’nin uzun uğraşları sonucu Amerika’da gösterime girer .O dönem için çok büyük miktar sayılacak 40 bin dolar hasılat yapar. Daha sonra İngiltere ve Fransa’da gösterilir.
    Kendisine neden Eskimolarla ilgili bir film yaptığı sorulunca Flaherty “Hangi insanın yaşayışı daha ilginç olabilir” diye yanıtlar.Hiç bir canlının yaşamını sürdüremeyeceği böyle bir iklimde sürekli donma ve açlıktan ölme riski taşıyan Eskimoların trajik hayatı yönetmenin ilgisini çekmiştir. nanook ailesinin yanına yerleşip yaşam tarzlarını barınma beslenme ve doğaya karşı verdiği mücadeleleri yakından gördü kamerasına kaydetti.Dünyada bir çok kesimin bile haberi olmayan bu insanları gözlerine sokarcasına dünyaya tanıttı. bu insanlara saygı duyduğunu ve kendisini bu uygarlıktan biriymiş gibi gördüğünü ifade etmiştir.

    Leave your vote

    0 points
    Upvote Downvote

    Comments

    0 comments

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz