Casuslar köprüsü filmi analizi ve eleştirisi

    0
    49
    arama reklamı

      GİRİŞ

    Casuslar köprüsü filminin senaryosu yaşanmış bir öyküyü beyaz perdeye aktardığı için ayrıca yönetmeni steven Spielberg olduğu için bu filmi seçmiş bulunmaktayım. Bu film Amerikan tarihine değindiği için tarihsel eleştiri yöntemini kullanarak eleştireceğim.

                                      CASUSLAR KÖPRÜSÜ FİLMİNİN ÖZETİ

    Film soğuk savaş döneminde geçmektedir. Amerikalı bir pilot Sovyetler ’de tutsak duruma düşmüştür. Tutsak pilotu kurtarabilmek için Amerikalı bir avukat CIA tarafından görevlendirilir. Bu görev oldukça zorlu ve tehlikelidir.

                         CASUSLAR KÖPRÜSÜ ELEŞTİRİ VE ÇÖZÜMLEMESİ

    Yapımcılıklarını Fox Pictures – DreamWorks Pictures şirketlerinin üstlendiği ve Yönetmenliğini steven spielberg’in yaptığı bu ABD yapımlı film 2015 yılında vizyona girmiştir. Gerilim, dram ve tarihi türüne sahiptir. Toplamda 141 dk olan filmin senaristliğini ünlü coen kardeşler yapmıştır. Toplamda 40 milyon dolar bütçeyle 165,5 milyon dolar hasılat elde etmiştir. Başrollerinde ismiyle dünyaya nam salmış usta oyuncu Tom HANKS bulunmaktadır. Yıl 1957 soğuk savaşın doruğa ulaştığı dönem. Birleşik devletler ve Sovyetler birliği birbirlerinin nükleer gücünden ve niyetlerinden korkmakta. Her iki tarafta casus gönderiyor ve onları avlıyor. Diyerek filme giriş yapmışlardır. Olaylar broklyn de devam eder. Bir apartman dairesinde resim çizen Sovyet casusu Abel Amerikan ajanları tarafından evine baskınla yakalanır. Cezası ölümdür fakat Amerikan hükümeti ülkesinin imajını küçük düşürmemek için Abeli öldürmezler onun yargılanmasını isterler. Sovyet casusu savunması için Avukat James Donavan’ı görevlendirirler. Aslında bu sahnelerde de Amerikan devletinin adaletini ve mahkeme sisteminin duyarlılığı gerçekte de izleyenlere empoze edilmiştir.

    Film genel itibariyle Amerikan adaletinin adilliği kavramında ilerler ve sık sık dile getirilir. Donavan, herkes savunmayı hak eder her hayat değerlidir diyerek savunmayı kabul eder. Mahkûmun cezasını müebbetten 30 yıla kadar düşür. Geçmişe baktığımızda 2.dünya savaşı sonrası güç gösterileri, siyasal tehdit ve şantajlar, yıkıcı ve bölücü etkinlikler, psikolojik savaş yöntemleri, kışkırtıcı propaganda vb. yöntemlerde kendini ortaya koydu ABD ve SSCB arasındaki bu soğuk savaş filmin anlatıldığı dönem bunalımın azaldığı dönemlerden birisiydi.

    Filmdeki karakterle gerçek hikayedeki kişi benzerlik göstermektedir.Film kusursuz bir şekilde o dönemin atmosferini yansıtmayı başarmıştır.Gerek kıyafetler olsun gerek sokak görüntüleri .Çevredeki araçların modelleri insanların davranışları eksiksiz bir biçimde canlandırılmıştır.Film konusu itibariyle durağan ve ayrıntılı bir şekilde ilerlemektedir.Hareketli pek sahne yoktur.Diyaloglar daha çok ön plandadır.Steven Spielberg diğer filmlerinde olduğu gibi bu filminde de çekim tekniklerini konuşturmuştur.Çok kaliteli bir production’un eseri olan bu filmde klasik olarak Amerikan milliyetçiliği yapılarak, “Amerikalılar çok iyi, bize karşı olanlar çok kötü!” mesajı her yere sıkıştırılmıştır. Donovan kadar olmasa da Rus casus Abel’e de ‘kendi vatanının kahramanıdır. Senaryo çok sağlam bir şekilde yazılmıştır. Özellikle Amerikan nesline Ülkenizin kıymetini bilin mesajını vermektedir. Filmde aynı zamanda soğuk savaş döneminde ABD menşeili üretilen Motorola markalı radyonun kullanılması da teknolojik gelişmeler bakımından ABD’nin üstünlüğünü sembolize ediyor ve bu da izleyiciye ülkelerinin güçlü olduğu imajını katıyor.

    Yönetmen steven Spielberg gerçek kişiliklerle filmdeki karakterleri hemen hemen birbirine benzetmiştir. Filmin ilerleyen sahnerinde Amerikan askerlerini uçakla keşif yapmaları için Sovyetlere gönderip düşmanlar hakkında istihbarat toplanmaları istenir. U2 adı verilen uçaklar kullanılır .Bu uçaklar özel üretilmiş yüksek  özellikleri bulunan sıra dışı uçaklardır. Birçok özel yapılmış kameralarla çevirilidir Uçak normalin çok üzerinde uçabilmektedir. 70 bin feet yani 21 bin 300 metreye kadar çıkabilmektedir. Vurulamazsınız ve esir düşürülemezsiniz denir. Fakat işler yolunda girmez ve askerlerden birisi Sovyetler tarafından tutsak alınır. Buradan sonra mahkeme oyunları biter ve siyasi gerilim başlar. Her iki ülkerin de birbirlerinde casusları esir alınmıştır. Her iki ülkede adamlarını geri almak için planlar yaparlar.genelde  bu tarz yasanmıs hikayeler filmlerinde konular çarpıtır farklı yönlere çekilir .Fakat yönetmen Spielberg bu eleştirileri duymuş olmaliki hikayenin özünü bozmadan işlemişlerdir.

    Amerika’da Sovyet casusuna çok kibar davranılıp, Rusya’da Amerikan casusunun insani olmayan şartlarda tutulması ve Donovan’ın Rus casusu için “O bir Amerikalı gibi onurlu davrandı, biz de kendimiz gibi olalım” diyerek yaptığı savunma seyircinin yeni bir bakış açısına sahip olmasını hedefliyor. Filmin ilk yarısında bütün bu Amerikan ideolojisinin aslında bize nasıl hür dünya bıraktığını bize nasıl bireyler bıraktığını anlatıyor. İkinci yarısında birtakım ayrıntılarla bize komünist sistemin ne kadar korkunç olduğunu gösteriyor komünistler yakalan pilota işkence uyguluyorlar. Diğer tarafta ressam olan Rus casusu resim yapma özgürlüğünü bile elde edebiliyor. Bir taraf cennet öteki tarafta da çok bakıcı bir yönetim var. Sovyetler tarafında insanlar açlıktan ölürken batı tarafında insanlar daha lüks yaşamaktadırlar.

    Ara ara ekrana Amerikan ilk okullarından görüntüler gelir. Amerikan andı okunur. Bir başka sahnede savaş esnasında neler yapılması gerektiği çocuklara öğretilir. Çocuklar bu durumdan psikolojik olarak oldukça etkilenmişlerdir. Hatta bir çocuk babasına okulda öğrendiklerini uygulamalı olarak göstermektedir.

    Donovon casus bir adamı savunduğu için halk tarafından tepkiler almaktadır. İnsanların Donovona bakışları dikkat çekmektedir. Bir gece yarısı evine silahlı saldırı düzenlenmiştir. Film çok durağan ilerlemektedir. Polis bile bir casusu savunduğu için Donovonı uyarmaktadır. Fakat Amerikan Devleti adaletini duyurabilmek için casusu savunmasını Donovon’dan istediği için tehlikeye girse bile casusu korumaya devam etmektedir. Fragmanı izlediğimizde aksiyon filmi gibi gözüküyor silahlar hareketli sahneler uçaklar patlamalar vs. Fakat film fragmandaki beklentileri tam olarak karşılamıyor. Avukat ile Esir arasında dengesiz bir ilişki vardır. Donavan karakterini yeterince tanıyoruz. Adil,dürüst ,ahlaki,saygılı vb. fakat Sovyet casus hakkında pek bir bilgi verilmemiştir. Sadece sessiz ve onurlu özellikleri yansıtılmıştır. Ayrıcıca casus Abel Schindler’in Listesi’ndeki Ben Kingsley’e çok benziyor. Bu durum sanırım yönetmenin seçimi olmalı.

    Danovan yakalanan Amerikan askeri için berline gönderilir. Berlin karanlık ve puslu bir dönemdedir. Berlin duvarı daha yeni yapılıyordur. Askerler sokaklarda gezmektedirler. Soğuk bir kış günüdür ülke sefalet içerisindedir. Yıkılmış bina enkazları canlarını kurtarmaya çalışsan insanları görürür. Berlin duvarı, 1961 – 1989 yılları arasında Doğu Almanya ile Batı Almanya arasında yer alan, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya göç ve kaçışlarını engellemek amacıyla inşa ettirilmiş olan duvardır. Halkın göç etmesinin sebepleri arasında yönetimin baskıları, ekonomik problemler, kısıtlanma hissi ve korku gibi etkenler bulunmaktadır. Yıllarca unutulamayan bu olay birçok aile bireyinin birbirini görememesine, hatta birçok bireyin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Tüm bu olaylar olurken işin içine birde öğrenci girer amarikan vatandaşı olup berlinde öğrenci olan çocuk berlin duvarını geçmeye çalışırken yakalanır. İşler daha çok sarpa sarar.

    Artık her iki ülkede karşılıklı olarak adamlarını esir almışlardır. Danovanında önerileri üzerine tek çözüm karşılıklı olarak takas yapmaktır.danovan Pazarlık için berline geldiğinde paltosunu sokaktaki serserilere çaldırır.Sovyet büyük elçiliğine gider. Devletler kendilerini ifşa etmemek için Avukat Donovon’ı devlet işleriyle uğraştırırlar. Bir avukatın devletlerarası bukadar büyük olaylara müdahale etmesi pek alışılmış bir durum değildir.  Amerikalıların bir pilot birde öğrenci iki vatandaşı tutsak edilmiştir. Danıvın ikiye tek takas olmasını ister.Büyükelçilik sıkıntı yapar.Danovan ikna etmek için elinden geleni yapar.danovan Akşam olup trenle oteline dönerken trenin camından berlin duvarını geçmeye çalışan insanların askerler tarafından otomatik silahlarla öldürüldüğünü görür. Bu insalık dışı olayı görünce şok olur. Filmde Amerikalılar iyi derecede Rusça bilmekte, Ruslar ve Almanlar ise iyi derecede İngilizce bilmektedirler. Sovyet Casus ile Avukat Danovon’un arasındaki ilişki çok farklı bir boyuttadır. Aralarında dostluk bağı oluşmuştur.

    İki Almanya’nın birleşmesinden önce bu köprü Batı Berlin’in ABD denetimindeki bölgesi ile Sovyet bloğunun ileri karakolu Doğu Almanya arasında tek iletişim koridoruydu. Ve iki blok arasındaki casus takasının pek çoğu bu köprü üstünde yapılıyordu. Casuslar köprüsü ve daha birçok filme esin kaynağı olmuştur.

    Esir alınan Amerikan pilot Francis Gary Powers’ın gerçek görüntüsü

    Her iki ülkede o dönemde kendi ülkelerini koruyabilmek için bu tür casusluklar yapmak zorunda kalmışlardır. Hatta bu durum günümüzde bile devam etmektedir. Fakat farklı bir boyuta dönüşerek teknoloji savaşına dönüşmüştür.

    Avukat james donovan’ın gerçek görüntüsü ve filmdeki görüntüsü

    Danovon ülkesini o kadar çok sevmektedir ki takasa giderken eşine ve çocuklarına somon avına gidiyorum diyerek yalan söyler. Fakat her şey olup bittikten sonra Danovon kahraman olarak televizyonda haberlere çıkar. Ailesi onu televizyonda görür. Çocuklar hani babamız balık tutmaya gitmişti derler. Bu şekilde Danovon’ın yalanı ortaya çıkmıştır.

    Sovyet casus Rudolf Abel’in gerçek ve filmdeki görüntüsü

    Fileme de konu olan soğuk savaş dönemi ikinci dünya savaşından sonra başlayarak 45 yıl boyunca ABD ve Sovyetler birliğinin liderliğindeki bloklar arasında geçen ideolojik temelli gerilimdir. Filmde de casuslar üzerinden bu gerilim yansıtılmaya çalışılmıştır. Soğuk savaş döneminde silah kullanmadan birbirleri üzerinde üstünlük sağlamaya çalışan ABD ve Rusya’yı görmekteyiz. Film de de birbirlerine karşı kullanılan bir silah yok ama büyük bir tehdit var. Filmde savaş istihbarat örgütleri üzerinden yürütülmektedir. Film daha çok tarihselliği ile ön plana çıkan bir film olmuştur. Bu yönüyle de gerçekçi bir yapıt olmuştur. Tarihsel bir olayı anlatan film akışı boyunca ABD daha üstün gösterilmeye çalışılmıştır.

    Filmde geçen takasın yapıldığı Glienicke Bridge köprüsü

    Filmin efektleri geneli tibariyle VFX ve yeşil perde tekniği kullanılmıştır. Hollywood bütün filmlerde olduğu gibi bu filmde de sinema gücünü göstermiştir. Filmin büyük bir bölümü stüdyo ortamında çekilmiştir .Yapımında ki bütçenin büyük bir kesimi VFX teknolojisine yatırılmıştır. Hollywood sineması Her geçen gün kendini dahada fazla geliştirmektedir. Sinema sektöründe rekabetin artmasına sebep olan öncüleridir. Ne yazık kı bu efekt teknoloji günümüzde bile hala tek tük filmlerde kullanılmaktadır. VFX kullanılan filmlerimizde ülkemizde ne yazıkki ismini duyurup ön plana çıkamamışlardır.

    YARATMA SANATI

    Casuslar köprüsü filminde tabikide VFX tek başına yetmez görüntü yönetmenide kusursuz bir şekilde görevini yerine getirmiştir. Işıkların kullanımı sahnelerin renkleri atmosferi dönemin bütün duygularını hissettirmektedir. Kamera açıları kamera hareketleri kurgunun ilerleyiş bicimi filmde kullanılan bütün sesler insanlar bütün hepsi profesyonel bir yapımın olduğunun başlıca kanıtıdır. Oyuncuların kıyafetleri kostümleri 60lı yılları tam anlamıyla yansıtmaktadır. Kullandıkları arabalar çevredeki binalarda eksiksiz biçimde ayarlanmıştır. Çok büyük bir productiondan böyle büyük bir film çıkması normaldir. Haliyle bütçe ne kadar çok olursa filmin kalitesi de bir o kadar güzel olmaktadır.

    Yönetmen steven Spielberg indiana jones ,Schindler’in Listesi, Er Ryan’ı Kurtarmak, Geleceğe Dönüş gibi dünyaca izlenen filmler sayesinde ismini duyurmuş bir yönetmendir.Bu kadar tecrübeli ve bilgili bir yönetmenin filmini olumsuz eleştirmek biraz düşüklük olur. Diğer filmlerinde olduğu gibi bu filminde de sinemanın hakkını vermiştir.  Film verdiği mesajlarla da oldukça başarılı olmuş ve dönemi gerçekten başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Karanlıkta kalmış birçok olayı gün yüzüne çıkartıp gelecek nesile öncülük etmektedir. 88. Akademi Ödüllerinde, 69. BAFTA Ödüllerinde Mark Rylance en iyi yardımcı erkek Oyuncu ödülünü almıştır.

    Coen kardeşlerinde bu yapımda büyük bir payı vardır. Coen kardeşler fargo , Büyük Lebowski, İhtiyarlara Yer Yok gibi ismi duyulan büyük filmleri çekip yönetmişlerdir.

    Film öylesine Tom Hanks odaklı ki, bir saniye bile kameranın önünden eksik olmuyor diyebilirim. Sergilediği performans ödüle hatta ödüllere layık bir performans.

     

    Aynı şekilde Rudolf Abel karakteriyle birlikte Mark Rylance da harika bir iş çıkarmıştır. Abel sürekli olarak rahat tavırlar sergileyince Donovan dayanamayıp iki üç kere kendisine “Endişelenmiyor musun?” diye soruyor. Abel’in yanıtı ise çok net; “Bir faydası olur muydu?

    Steven Spielberg hakkındaki yazımızı okumak için buraya tıklayınız.

                                                           SONUÇ

    Hollywood sineması kültürel değerlerine ve tarihlerine sahip çıkıp bunları sanat aracılığı ile özelliklede sinemayı kullanarak tüm dünyaya düşüncelerini empoze etmeyi başarmışlardır. Sinema gücünü bir kez daha göstermiştir.

    Film tarih ve dram sevenler için oldukça başarılı bir yapıttır. Ayrıca içerisinde barındırdığı siyaset ile de oldukça etkileyici bir film olmuştur. Soğuk savaş dönemini sunduğu görsellik ile en iyi şekilde beyazperdeye yansıtmıştır. Doğu ile batı Berlin’i birbirinden ayıran Duvar’ın inşa edilişinin filmde gösteriliyor olması da oldukça etkili olmuştur.

    KAYNAKLAR

    IMDB

    BEYAZPERDE

    SİNEMALAR

    Leave your vote

    0 points
    Upvote Downvote

    Comments

    0 comments

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz